01. Girişimcilik ve Girişimcinin Özellikleri

Amaç 1: Girişimcilik kavramını tanımlamak

Girişimcilik kavramı birçok yazar tarafından farklı bakış açılarıyla incelenmiştir. Yapılan çalışmalarda çoğunlukla risk, sermayenin tedarik edilmesi, arbitraj ve üretim faktörlerinin koordinasyonu gibi konular ağırlıklı olarak ele alınarak bu kavram açıklanmaya çalışılmıştır. Birçok yazar girişimciliği, küçük işletme kurulması ve bunların yönetilmesi ile özdeşleştirmiştir. Girişimcilik, üretim faktörlerini bir araya getirerek değer yaratma ve toplumsal kalkınmaya yardımcı olma şeklinde özetlenebilir.

Amaç 2: Girişimcilik sürecini açıklamak

Girişimcilik ortaya çıkan fırsatlardan yararlanma ya da yeni fırsatlar yaratabilme amacını taşır. Bu anlamda girişimcilik, kaynakların kontrol edilip edilememesinden bağımsız olarak, fırsatların yaratılması ve takip edilmesine dönük bir süreçtir.

Amaç 3: Girişimcinin işlevlerini belirlemek

Girişimciler ekonomik ve sosyal açıdan birçok işlevi yerine getirmektedirler. Sürekli gelişen küresel ekonomiyle birlikte girişimcilerin işlevlerine her gün yeni bir unsur eklenmektedir. Bu nedenle özellikle modern girişimcinin işlevleri farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Bu işlevler, üretimi organize etme ve sağlama, ürün çeşitliliği sağlama, istihdam yaratma, yeni pazarlar ve yeni satış yöntemleri yaratma, sermaye birikimi sağlama olarak ifade edilebilir.

02. Girişimcilikte Yaratıcılık

Amaç 1: Yaratıcılık kavramını ve yanlış yaratıcılık anlayışlarını açıklamak

Yaratıcılık yeni kavramlar ve düşünceler üretmektir. Özellikle son yıllarda örgütler yaratıcılık konusuna çok önem vermektedirler. Yakın zamana kadar birçok kişi ya da örgüt yaratıcılık konusunda yanlış inanışlara sahiptiler. Yaratıcılığın sanatçılar, bilim adamları gibi üstün yetenekli kişilerde var olduğu düşüncesi hakimdi ve yaratıcılığın her alanda yapılamayacağı düşünülüyordu ortaya çıkan fikirlerin nasıl kullanılacağı bilinmiyordu ve bu fikirlerin uçuk, hayalci, olağan dışı olduğu zannediliyordu.

Amaç 2: Yaratıcılığın gerçekleşmesini sağlayacak faktörlerin neler olduğunu ve bu faktörlerin yaratıcılığı nasıl etkileyebildiğini belirtmek

Yaratıcılığın ortaya çıkabilmesi için bazı faktörlerin bir araya gelmesi gerekmektedir. Bu faktörler motivasyon, tutum, davranış ve ortamdır. Her şeyden önce bir kişi ya da örgüt yaratıcılık süreci başlamadan önce bu konuda motive olarak yaratıcılık için gerekli tutum ve davranışlara sahip olmalıdır.

Amaç 3: Tutum ve davranışların bireysel ve örgütsel yaratıcılığa etkilerini sıralamak

Yaratıcılığı etkileyen tutum ve davranışlar, iki grupta incelenir. Bireysel davranışlardaki tutum ve davranışlar;yaratıcılık, hata ve risk, düşünce (düşünce serası), kavram oluşturmadır. Örgütsel yaratıcılıkta yönetsel tutum ve davranışlar ise meydan okuma, özgürlük, kaynaklar, sıcak takımlar, teşvik, örgüt sel destek.

Amaç 4: Yaratıcılığın hangi aşamaları kapsadığını ve yaratıcılık tekniklerini ifade etmek

Yaratıcılık aşamaları, hazırlık, kuluçkaya yatırma, yaratıcılıkların ortaya çıkması ve yaratıcı sonuçların kabul edilmesi olmak üzere dört adımdır. Yaratıcılıkta kullanılan teknikler; beyin fırtınası ters beyin fırtınası, düşünce haritası, kontrol listesi, Gordon yöntemi, varsayımları sorgulama, matris yöntemi (tablolama), yatay düşünme tekniği ve odak grup görüşmeleridir.

Amaç 5: Yaratıcılık-yenilikçilik-girişimcilik arasındaki ilişkiyi değerlendirmek

Yaratıcılık yenilik yapma sürecinin ilk aşamasıdır. Yaratıcılık ve yeniliğin girişimcilikte bulunmasının nedeni ise girişimciliğin temel dinamiklerinden biri olan ticarileşebilir veya uygulanabilir yeni iş fikirlerinin ancak yaratıcılık ve yenilikçilikle sağlanabileceği ihtiyacından ve ilişkisinden doğmaktadır. Yeni iş fikri, yeni kurulacak bir girişim için olabileceği gibi daha önce kurulmuş ve halen çalışan bir işletme için de geçerlidir.

03. Girişimcilikte Yenilik

Amaç 1: Yenilik kavramını ve girişimcilikte yeniliğin önemini tanımlamak

Yenilik, yaratıcılık tarafından üretilen yeni fikirlerin uygulanmasıdır. Yenilik bilginin ürünlere, hizmetlere, süreçlere ve sistemlere dönüştürülmesidir. Kişileri girişimcilikle buluşturan ortak nokta yeniliktir. Farklı kişiliklere sahip kişilerin ortak yönleri kendilerini sistematik olarak yeniliğe adamış olmalarıdır. Girişimcilikte yenilik daha çok Pazar odaklı yeniliktir. Ticarileştirilebilir yenilik girişimciliğin motoru olmaktadır.

Amaç 2: Yenilik kaynaklarının neler olduğunu sıralamak

Yeniliklerin ortaya çıkmasını sağlayan fırsatlar olarak da görülen yenilik kaynakları, iki grup halinde toplanır. Birinci grupta olanlar, şirketin veya sektörün içinde yer alır. Bunlar beklenmedik gelişmeler, uyumsuzluklar, süreç ihtiyaçları, sektör ve pazar yapısındaki değişiklikler şeklinde dört tür kaynaktır. İkinci grupta yer alan şirketin dışındaki sosyal ve entelektüel ortamlarda bulunan kaynak sayısı üçtür. Bunlar, demografik yapıdaki değişiklikler, algılama değişiklikleri ve yeni bilgidir.

Amaç 3: Yenilik ilkelerini betimlemek

Yenilikçilikten bahsedebilmek için temel birtakım ilkeleri sıralamak gerekir. Bu ilkeler yenilikçilerin belirleyicileri olarak ortaya çıkar. Yenilik kaynaklarının ortaya çıkardığı fırsatların analizi, algılamak, soru sormak ve dinlemek, belirli, basit ve odaklanmışlık, küçük başlangıçlar, dehanın değil çalışmanın ürünü olması, kapsamlı ve açık iletişim, ödül ve takdirdir.

Amaç 4: Yenilik süreçlerini ifade etmek

Yenilik süreci, etkileşimli inovasyon süreç modeliyle açıklanır. Bu süreç beş aşamadan oluşur. İlk aşamada çok sayıda fikir vardır. Daha sonraki aşamada en uygun fikir(iş fikri) seçilir. Üçüncü aşamada ise bu fikrin fizibilitesi incelenir. İncelen fikir dördüncü aşamada ürün ve hizmete dönüşmesi pazarlama, yönetim ve finansal açıdan testler yapılarak arz için hazır olup olmadığına karar verilir. En son aşamada ise arz yapılır.

Amaç 5: Yenilik türlerini listelemek

Yenilik, çeşitli kriterler dikkate alınarak türleri ya da tiplerine göre ayrılmaktadır. Yenilik OECD tarafından bilim ve teknoloji faaliyetleriyle ilgili hazırlanan el kitabında; Teknolojik ürün yenilikleri, Teknolojik süreç yenilikleri ve Örgütsel yenilikler olmak üzere üçe ayrılmaktadır.

Amaç 6: Yenilikçi kültür ve yönetimini değerlendirmek

Bazı kültürler diğer kültürlere göre daha yenilikçidirler. Bu kültürlerde yenilikçiliği geliştiren ve önem veren değerler vardır. Yenilik hem süreç hem de sonuç olarak maddi ve maddi olmayan bir kültürdür. Yeniliğin yönetilmesi konusunda üç faktörün etkili ve gerekli olduğu ileri sürülmektedir. Bunlardan ilki içinde kahramanların, özgürlüğün, heyecan ve beklentinin, asla vazgeçmemenin, hataya değer verildiğinin ve eğlencenin bulunduğu bir kurum kültürü, ikincisi akıl hocalığı, açık vizyon, büyük amaçlar, planlama, kapıları açmak, müşterilerle iletişim ve ödüllerin bulunduğu iletişim, üçüncüsü ise yönetim tarzlarıdır.

04. İç Girişimcilik

Amaç 1: İç girişimcinin özellikleri

İç girişimciler, kurum içerisinde girişimci ruhuna sahip, yenilik getirme fırsatını gören ve yakalayan, sadece yeniliği getirmekle kalmayarak, bu fikirlerini ve modellerini, bulundukları işletmenin karlılığını ve rekabet gücünü arttıracak gerçek faaliyetlere dönüştürebilen yaratıcı bireylerdir.

Amaç 2: İç girişimci ile girişimci arasındaki farklılıklar

Girişimci ve iç girişimcinin özellikleri her ne kadar birbirinin aynı gibi gözükse de aldıkları sorumluluklar ve karar verebilme sınırları birbirinden farklıdır. Her ikisinin de aldıkları risk sonucunda katlanmaları gereken kayıp ya da kazandıkları ödülün boyutlan farklıdır. Bu farklılık aldıkları sorumluluk ve yetkiden kaynaklanır. İç girişimciyi kısıtlayan işletme çemberiyken girişimcinin oyun alanı daha geniştir. İç girişimci var olan kurulu düzende yenilikçi girişimler yapabilen ve bunları yapabilmek için belli başlı riskleri göze alabilen kişidir.

Amaç 3: İç girişimciliğin önündeki engeller ve iç girişimciliğin geliştirilmesi için yapılması gerekenler

İşletmenin iç girişimciliğe yönelik olarak düşünce yapısını yeniden şekillendirmesi için yapması gereken ilk eylem yönetim felsefesini yeniden değerlendirmesidir. Eski yönetim yaklaşımları bırakılarak yeni değerlere sahip bir işletme kültürü oluşturulmalıdır.

05. Girişim Finansmanı

Amaç 1: Girişimcinin finansman ihtiyacını belirlemek

Bir işletmenin finansman ihtiyacı, dönen ve duran varlıklarının yapısına diğer bir anlatımla aktiflerinin büyüklüğüne bağlı olarak değişir. Bununla birlikte finansman ihtiyacı işletmenin içinde bulunduğu gelişim aşamasına bağlı olarak da artış ya da azalış gösterebilir.

Amaç 2: İşletmelerin gelişim aşamalarına bağlı olarak finansman ihtiyacını saptamak

Yeni kurulan bir işletme ile faaliyetlerini belli bir aşamaya getirmiş işletmenin finansman ihtiyacı ve finansman biçimleri aynı olmayacaktır. Girişimci için en zor aşamanın başlangıç aşaması olduğu söylenebilir. Bu aşamada girişimcinin finansman kaynakları da sınırlıdır. Bu kaynaklar kişisel kaynaklar, melek yatırımcılar, arkadaşlar ve akrabalar, kısa vadeli banka kredileri ve satıcılardan oluşur. Büyüme aşamasında firma yeni üretim tesisleri kurmak, yeni makine ve ekipman satın almak, satış gücünü arttırmak ve ar- ge yatırımlarını yapmak durumundadır. Bu aşamada girişimcinin ve firmanın finansman kaynakları genişlemiştir. Bu kaynaklar, satıcılar, ticari bankalar, küçük ve orta ölçekli işletme idarelerinin sağlamış oldukları finansal destekler, risk sermayedarları, yatırım bankaları ve yatırımcılar olarak sıralanabilir. Olgunluk aşamasında, firma reklam harcamalarını arttırmak için finansal kaynaklara ihtiyaç duyarken gerileme aşamasında ise firma yenilik yapmak zorundadır ve bu amaçla yeni kaynaklar yaratmak durumunda kalabilir.

Amaç 3: Yeni kurulacak ya da kurulu bir işletmede finansal planlamayı açıklamak

Girişimcinin uzun dönemli amaç ve hedeflerini ortaya koyduktan sonra ve bu hedef ve amaçlara ulaşmada ihtiyaç olunan fonların nereden ve ne şekilde sağlanacağının belirlenmesi finansal planlama ile mümkündür. Finansal planlama aynı zamanda üstlenilecek risklerin de belirlendiği bir süreçtir. Bir firmanın finansal planlama sürecinden yoksun olması son derece olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Amaç 4: Girişimcinin yararlanabileceği finansman kaynaklarını değerlendirmek

Girişimci birçok finansman kaynağından yararlanabilir. Burada önemli olan konu, girişimcinin ne kadar borç ne kadar öz kaynak kullanacağıdır. Sermaye yapısının oluşumunda başlangıçta yapılan hatalar, girişimcinin belirli bir süre sonunda öncelikle likiditesinin kaybolması sonrasında ise faaliyetlere son verilmesi gibi olumsuz sonuçlar doğurabilir. Girişimcinin yararlanabileceği kaynaklar; kişisel fonlar, aile ve arkadaşlardan alınan destekler, melek yatırımcı fonları, satıcı kredileri, ticaret ve yatırım bankalarından sağlanan kaynaklar, leasing, kamu ve özel sektör kuruluşlarından sağlanan destekler ve risk sermayesi olarak sıralanabilir.

06. İş Planı

Amaç 1: İş planını tanımlamak

İş fikrinin gerçeğe dönüşmesinde diğer bir anlatımla iş fikrinin ticarileştirilmesinde iş planının hazırlanması oldukça önemlidir. İş planı kurulması düşünülen işletmenin sahip olacağı vizyonun kâğıda dökülmesidir. Detaylı bir şekilde hazırlanmış bir iş planı, işletme için gerekli olan finansman kaynaklarını, bunların nasıl sağlanacağını ortaya koyar ve kurulması düşünülen girişimin neden başarılı olacağını gösterir. İş planı, girişimcinin başarılı bir girişim için kullanacağı ve işletmenin işleyişini tanımlayacak yol gösterici bir rehberdir.

Amaç 2: İş planının kullanım amaçlarını açıklamak

Girişimciler iş planını çeşitli amaçlar için kullanabilirler. Bu amaçlar; iletişim, planlama ve yönetim olarak sıralanabilir. İletişim aracı olarak, iş planı sermaye sağlama, yapılacak yatırımı cazip hale getirme, stratejik iş ortakları bulma anlamında kullanılır. Yönetim aracı olarak iş planı, işletmenin gelişim evrelerine bağlı olarak takip edilecek yolların belirlenmesi, sonuçların izlenmesi ve gelişmenin değerlendirilmesinde kullanılır. Planlama aracı olarak ise iş planı işletmenin her aşamasında yol göstericidir.

Amaç 3: İşplanının nasıl hazırlanacağını belirleyebilmek

İş planı girişimciye ve diğer okuyuculara işin neden ve nasıl başarılı olacağını gösteren bir belgedir. İş planı girişimcinin sahip olduğu stratejik düşüncenin kalitesini ve bu düşüncenin potansiyel kârlılığını gösterir. Bu anlamda iş fikrinin plana nasıl yansıdığı ve iş planın hazırlanış kalitesi son derece önemlidir. İş planlarını okuyan kişiler kurulacak olan işletmeyi; karakter, yetenek, yönetim yapısı, amaçlar, sermaye yapısı ve güvence gibi ölçütleri göz önüne alarak değerlendirirler. Bu nedenle iş planı tüm detayları kapsayacak ve aynı zamanda okuyucuyu sıkmayacak şekilde hazırlanmalıdır.

Amaç 4: İş planın öğelerini sıralamak

İş planında, işletmenin tüm unsurlarının tanımlanması gerekmektedir. Bunlar, proje, pazarlama, araştırma ve geliştirme, üretim, yönetim, kritik riskler ve finansman unsurlarıdır. Kurulması önerilen işletmenin tüm bu unsurlarının tanımlanması, organizasyonun nasıl olacağı konusunda okuyuculara ve girişimciye yardımcı olacaktır. İdeal bir iş planının uzunluğu 50 sayfa civarında olsa da bütün plan ekler dâhil 40- 80 sayfa uzunluğunda olabilir. Planın sayfa sayısından daha çok planın içerdiği bilgiler önemlidir.

Amaç 5: İş planının dosya haline getirilmesini değerlendirebilmek

İş planı fon sağlayıcılara ve yatırımcılara işletme ve girişimci konusunda ilk izlenimleri sunar. Bu nedenle hazırlanan iş planının düzgün ve çekici bir dosya haline getirilmesi gerekmektedir. Fon sağlayıcılar planın iyi görünmesini, doğru uzunlukta olmasını, işletmenin faaliyetlerinin tüm unsurlarını ilk aşamalardan itibaren açıkça ortaya koymasını, dil bilgisi ve yazım hataları taşımamasını beklemektedirler. Diğer bir anlatımla iş planının içindekiler kadar şekli de önemlidir. Düzgün bir şeklin iyi niyeti ve zekâyı yansıttığına inanılmaktadır.

07. Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde Girişimcilik

Amaç 1: Gelişmiş ülkelerde girişimciliği yaratan koşullarını açıklamak

Girişimciliği etkileyen koşullar her ülke için farklılıklar gösterebilmektedir. Bir ülkede baskın olan bir koşul diğer ülkelerde ekonomik, sosyal ve kültürel koşulların farklılığı nedeniyle daha az etkin olabilmektedir. Bu nedenle genelleştirme yapmak tam olarak mümkün olmasa da temel koşulların etkileri önemlidir. Gelişmiş ülkeler için girişimciliği yaratan koşullar, genel ulusal koşullar ve girişimciliği etkileyen koşullar olarak iki ana başlıkta toplanabilmektedir.

Amaç 2: Girişimciliği etkileyen koşulları belirlemek

Girişimciliği etkileyen koşullar finansal koşullar, ticari ve hukuki altyapı, eğitim, fiziksel altyapıya erişim, devlet politikaları ve programları olarak sınıflandırılmaktadır. Bunlardan finansal koşullar içerisinde önemli olan konu, girişimcilerin faaliyetlerini nasıl finanse ettikleridir. Girişimciliğin gelişmesine ortam hazırlayan ticari ve hukuki bir yapının varlığı genel olarak, şirketlere yönelik mevzuatlarda ve çalışma yasalarında yapılan düzenlemelerle sağlanmaktadır. Bunlara ilave olarak, girişimcilik eğitimi ise bireylerin başarılarını önemli ölçüde arttıran faktörlerden bir tanesidir. Girişimciliği etkileyen koşullardan fiziksel altyapıya erişim ise, girişimcilerin özellikle işletmelerini kurma aşamasında aldıkları desteklerdir. Ayrıca gelişmiş ülkelerde piyasa ekonomisi düzeni altında girişimciliğin devlet tarafından çeşitli şekillerde desteklenmesi ve girişimcilere bu konuda çeşitli kolaylıklar sağlanması da girişimciliği etkileyen önemli koşullardan bir tanesidir.

Amaç 3: İçe dönük gelişme stratejilerinde girişimciliğin önemini belirtmek

İçe dönük gelişme stratejisi, uluslararası piyasalarda rekabet edebilir bir düzeye gelinceye kadar yurtiçi üretimin korunmasını öngörmektedir. İçe dönük gelişme stratejisinin iki aşaması vardır: Birinci aşamada nispeten küçük kapasitelerle, basit teknolojilerle ve daha az eğitimli işgücü ve girişimcilik bilgisiyle uygun maliyetlerle üretim yapılabilir. Daha sonraki aşama ise yeni doğan sanayii- girişimcileri korunmasıdır. Özellikle yenilik yaratma ve taklit etme kapasitesi yüksek girişimciler korunarak ülkenin teknolojik düzeyinin de artması sağlanmalıdır.

Amaç 4: Dışa dönük gelişme stratejilerinde girişimciliğin önemini betimlemek

Dışa dönük gelişme stratejisinin kuramsal dayanağını, uluslararasında serbest ticarete dayanan karşılaştırmalı üstünlükler kuramı oluşturmaktadır. İhracata yönelik sanayileşme ile bir ülkenin serbest dış ticaret koşullarında karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu alanlarda üretim yapması öngörülmekte ve bu amaçla da dış piyasalarda rekabet şansı bulunan sektörler ve girişimciler teşvik edilmektedir. Ayrıca, dışa dönük sanayileşme stratejisi girişimciler açısından çok önemli bir süreç olan yaparak öğrenmeyi sağlar, yeni kurumlar yaratır ve sanayileşmeyi geliştirir. Benzer bir biçimde, yüksek üretim miktarı, daha yüksek oranda dünya pazarlarına açılma ile birleştiğinde yeni teknolojilerin izlenmesi ve uygulanması için fırsat yaratılmış olur. Uluslararası rekabetçi yerel girişimciler, iç pazarın korunmaması nedeniyle tüketiciye dünya fiyatlarında mal sunabilmektedirler. Ayrıca tek girişim egemenliğinde bulunan sanayi dallarında bile ithalat rekabeti nedeniyle tekel oluşmaz. Girişimciler dış pazarlarda nasıl kâr elde edebileceklerini öğrenmiş olmaları nedeniyle, daha az rant arayışına girerler.

Amaç 5: Piyasa ekonomisine dayalı gelişme stratejilerinde girişimciliğin etkin rolünü değerlendirmek

Özellikle gelişmekte olan ülkeler için, temelde ekonomik kalkınma amacına yönelik piyasa ekonomisi anlayışı modelinin etkin bir biçimde işlemesini sağlayacak ekonomik aktörler, özellikle ulusal girişimci varlığı ile ilgilidir. Piyasa ekonomisi düzeninde ekonomik gelişme, büyük ölçüde özel girişimcilerin zihniyet ve yeteneklerine bağlıdır. Özel girişimciler gösterdikleri çabalarla ekonominin gelişmeye yönelik dönüşümünü temelden etkileyebilmektedirler. Gelişmekte olan bir ekonomide girişimcilerin en önemli katkıları; geleneksel ekonomiden modern ekonomiye dönüşüm, sermaye birikiminin hızlandırılması, istihdam yaratılması, yeniliklerin yaratılmasıdır.

08. Girişimcilik ve Ekonomik Gelişme

Amaç 1: Klasik Teori’de girişimciliğin yerini açıklamak

Klasik Teori’nin dayandığı temel ilkeler olan liberalizm ve görünmeyen el kavramları girişimcilik olgusu için temel oluşturan ilkelerdir. Sistemin temelinde kendi çıkarlarını gözetirken toplumun da refahını artıran bireyin olması bu açıdan çok önemlidir. İnsanlar arasında servet edinmek için büyük bir yarış vardır. Ancak insanların zenginlik peşinde koşması doğanın yarattığı ihtiyaçlar nedeniyle değildir. Bu tür ihtiyaçlar asgari ücret düzeyi ile de belirli bir ölçüde sağlanabilir. İnsanları bu yarışın içine sokan en büyük itici güç iyiyi taklit etme güdüsüdür. İşte insanlardaki bu iyiyi taklit etme güdüsü girişimciliğin temel unsurları olan risk alma ve yenilikçilik unsurlarının gelişmesini sağlamaktadır.

Amaç 2: Neoklasik Teori’de girişimciliğin yerini belirlemek

Neoklasik iktisat geleneği içinde girişimcilik, sadece üretim faktörlerini bir araya getirme fonksiyonu ve bireyin, geleceğin risklerine karşı korunma motifi ile sınırlı kalmıştır. Neoklasik Teori’de Walras ve Marshall’ın 19. yüzyılın sonlarında yaptıkları çalışmalar önemlidir. Sir Isaac Newton’u takiben Leon Walras (1874) ve Alfred Marshall (1890) mantıksal altyapıyı birleştiren ve matematiksel tanımlamalar için zemin hazırlayan ayrı olarak fakat aynı şekildeki kapitalist ekonomi modellerini geliştirmişlerdir. Üzerinde önemle durulması gereken ve yeni jenerasyon modellere bir geçiş aşaması niteliği taşıyan model Schumpeter’in Yenilik Modelidir. J. Schumpeter kapitalist sistemin dinamiği gereği ekonomik bunalımla karşılaşacağı yerde devamlı gelişeceğini savunmuştur.

Amaç 3: Girişimciliğin iktisadi gelişmedeki önemini belirlemek

Girişimcilik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki, girişimciliğin ekonomik gelişmenin iticisi olduğunu, istihdam ve refah artışı yarattığı kabul edilen bir konu durumuna gelmiştir. Buna göre girişimcilik ve yenilikler ekonominin yaratıcı sürecinin merkezinde yer alarak büyümeyi hızlandırmakta, verimliliği artırmakta ve yeni iş olanakları yaratmaktadır. Girişimciler fırsatları hisseden ve yeni piyasalar yaratabilmek için, yeni ürünler ve üretim süreçleri geliştirebilmek için risk alabilen kişilerdir. Bütün bunlardan çıkarılacak sonuç ise, girişimciliğin ekonomik gelişmede önemli bir rol oynadığıdır.

Amaç 4: Girişimciliğe dayalı ekonomik gelişme modelini değerlendirmek

Bu modelde Genel Ulusal Altyapı Koşulları ve Girişimciliği Etkileyen Altyapı Koşulları ekonomik gelişmeyi belirleyen en önemli unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Genel Ulusal Altyapı Koşullarından temelde dışa açıklık, altyapı, devlet, finansal piyasalar, yönetim ve işgücü piyasaları, kurumlar, teknoloji ve AR- GE anlaşılmalıdır. Girişimciliği Etkileyen Altyapı Koşullarından ise finansal koşullar, ticari ve hukuki altyapı, devlet politikaları ve programları, eğitim- öğretim, fiziksel altyapıya erişim ve kültürel sosyal normlar anlaşılmalıdır.

09. Türkiye’de Girişimciliğin Değerlendirilmesi

Amaç 1: Türkiye’de girişimciliğin darboğazlarını, güçlü ve zayıf yönlerini tanımlamak

Türkiye’de girişimciliğin başlıca çıkmazları arasında, işletme sahiplerinin teknik kökenli olması, fizibilite çalışmalarının yetersizliği, piyasa araştırmalarına bakılmaksızın işletme kurulması, yenilik yaratılamaması, finansman desteğinin sağlanamaması, teminat sorununun çözümlenememesi, bilgi eksikliği ve örgütlenme gibi konular sayılabilir.

Amaç 2: Türkiye’de girişimciliğin sorunlarına çözüm önerileri geliştirmek

Türkiye’de girişimciliğin önündeki engellerin kaldırılması, girişimcilerin sorunlarına çözüm önerileri getirilmesi oldukça önemlidir. Bu anlamda kredi sağlanmasında teminat sorununa daha güçlü destekler verilmelidir. Daha adil bir vergi sisteminin kurulması zorunluluklardan bir diğeridir. Uygulanan vergi politikalarının, bütçeye olan katkıları yanında ekonomik etkinlik ve rekabet düzeni üzerindeki sonuçları dikkate alınmalıdır. Kalite güvencesi, piyasa araştırması, bilgi ve danışmanlık hizmetleri konularında destekler geliştirilmelidir.

Amaç 3: İşyerleri, çok küçük işletmeler, küçük işletmeler ve orta boy işletmeler gibi farklı ölçek büyüklüklerinde Türkiye’deki girişimciliğin özelliklerini değerlendirmek

İşletmelerde dört ölçek büyüklüğünden bahsedilebilir. Bu işletme büyüklükleri işyerleri (sadece aile bireylerinin çalıştığı, ücretli personelin istihdam edilmediği işletmeler), çok küçük işletmeler (1- 9 ücretli personel), küçük işletmeler (10- 49 ücretli personel), orta boy işletmeler (50- 200 ücretli personel) olarak belirlenmiştir. Her işletme ölçeğinde girişimcilik nitelikleri de farklılık göstermektedir.

10. Türk Girişimciliğinin Genel Profili

Amaç 1: Türk girişimciliğini olumlu ve olumsuz yönleriyle ifade etmek

Girişimciliğin evrensel nitelikleri vardır. Her toplum için geçerli olan bu nitelikler riske girebilme, sabır, çalışkanlık, hırs ve yeniliklere açık olmaktır. Türk girişimcisinin en önemli olumlu özelliği risk alabilmesidir. Olumsuz özelliği ise planlamayı sevmemesidir. Oysaki, girişimcinin elindeki parasal, fiziki ve insan kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirebilmesi için planlamaya büyük önem vermesi gerekir. Bununla birlikte, Türkiye’de küçük ve orta ölçekli işletmelerin en önemli nitel özelliği, bu işletmelerde girişimcilik, yöneticilik ve mülkiyetin aynı kişide toplanmış olmasıdır. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin bu özelliği, Türkiye’deki küçük ve orta ölçekli işletmelerin en önemli darboğazını da beraberinde getirmektedir. Yine aynı şekilde kurumsallaşamama en önemli sorunlardan birisidir. Ülkemizde kurumsallaşarak sürekliliğe kavuşmuş bir küçük ve orta ölçekli işletme yapısı değil, kesikli bir yaşam sürecine sahip, doğup ölen, işletmecilik ve teknolojik birikimlerin nesilden nesile devredilemediği bir küçük ve orta ölçekli işletme yapısı oluşmuştur.

Amaç 2: Türk girişimciliğinde etkililiğin artırılması konusunda görüş ve öneriler ortaya koymak

İşletme sahipliği ile girişimcinin aynı kişide bütünleşmesi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin başarısı açısından büyük önem taşır. Diğer yandan, işletme sahiplerinin girişimcilik ve yöneticilik konularında kendilerini yetiştirmeleri ya da girişimcilik niteliklerine sahip kişilere işletme kurabilmeleri için imkânlar sağlanması, küçük ve orta ölçekli işletmeler yapısının güçlendirilmesinde önemle üzerinde durulması gereken bir husustur. Finans sisteminde girişimcilere özel kredi imkânlarının geliştirilmesi, başlangıç sermayesi anlamında desteklerin verilmesi ve belli bir süre vergiden muaf tutulması gibi konular girişimciliğin geliştirilmesi açısından son derece önemlidir.

Amaç 3: Tecrübeli girişimcilerin ve yöneticilerin deneyimlerinden sonuç çıkarmak

Büyüme konusunda Vehbi Koç’un öğüdü; “Birdenbire yükselmeye heveslenmeyin. Bir çocuk 9 ayda doğar, bir yaşına kadar emekler; sonra yürür, konuşur, ilkokula, liseye, üniversiteye gider. Sırasını beklemek ve sabırlı olmak lazımdır. Kendi hayat üniversitemde, birden bire yükselmek isteyenlerin muvaffak olduklarını görmedim. ” Bazıları şirketlerde büyümenin bir zaruret olduğu fikrini savunur. Aksi takdirde piyasadan silinip gidileceği söylenir. Gerçekte büyüme politikaları pek çok faktöre göre değişir. Büyüme konusunda tehlikeli olan şey, büyüme konusundaki aşırı hırstır. Bu hırs insanlara yanlış şeyler yaptırabilir. O nedenle bu hırsı kontrol altına almak gereklidir.

11. Uluslararası Girişimcilik

Amaç 1: Uluslararası girişimciliğin doğuşunu açıklamak

Son yıllardaki hızlı teknolojik gelişmeler ve kültürel farklılıklar, girişimcileri yabancı piyasalara yönelmeye teşvik etmiştir. Yabancı piyasalara yapılan yeni girişimlerle de uluslararası girişimcilik kavramı ortaya çıkmaya başlamıştır. Ülkeler arasında işbirliği ve tamamlayıcı stratejiler, küçük ve orta boy işletmelerin uluslararası alanlara açılma faaliyetleri, üst düzey yönetim modellerinin gelişmesi, ortak girişimcilik faaliyetlerinin artması, bilgi yönetimindeki gelişmeler ve teknoloji alanındaki hızlı değişimlerin hepsi uluslararası girişimcilik konusunun gündeme gelmesine yardımcı olmuşlardır. Ayrıca, girişimci şirket yöneticilerinin diğer ülkelerdeki yeni firmalarla bağlantılı çalışma istekleri de uluslararası girişimciliği ortaya çıkaran nedenlerden bir tanesi olarak sayılabilmektedir.

Amaç 2: Uluslararası girişimciliği tanımlamak

Uluslararası girişimcilik, ulusal sınırları aşan ve kurumlara değer katan yenilikçi, üretken ve risk taşıyan faaliyetlerdir. Bir başka tanıma göre uluslararası girişimcilik, fırsatların mal ve hizmet üretmek için, keşfedilmesi, değerlendirilmesi ve belli çıkarlar doğrultusunda kullanılmasının ulusal sınırları aşmasıdır.

Amaç 3: Uluslararası girişimciliği etkileyen faktörleri belirlemek

Uluslararası girişimcilik faaliyetlerini etkileyen faktörler şöyle sıralanabilir: Ülkelerin mevcut politik durumu ve hükümet yapıları, makroekonomik şartları, para politikaları, mevcut ithalat düzenlemeleri, vergi yapıları, sosyal ve kültürel yapıları ve bunların piyasaya etkileri, alt-yapı şartları.

Amaç 4: Uluslararası pazarlara giriş yöntemlerini belirlemek

Bir girişimcinin uluslararası pazarlarla ilişkide olmasının dört yolu vardır: İhracat, ortak girişimler (joint venture), doğrudan yabancı yatırımlar ve lisans anlaşmaları. Bu yollardan her birinin çeşitli riskleri bulunmaktadır. Bunlardan hangisinin seçileceği girişimcinin ihtiyaçlarına ve risk alma isteğine bağlı olacaktır.

Amaç 5: Uluslararası girişimcilik faaliyetlerinin planlanmasıyla ilgili bilgileri değerlendirmek

Uluslararası girişimciliğin planlanmasıyla ilgili temel aşamalar olarak şunları sıralayabiliriz: İşin yapısının belirlenmesi, pazarın ve tüketici yapısının belirlenmesi, üretim ve dağıtım aşamalarının planlanması, başka girişimlerle işbirliği.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: